Okul Projemiz

e-Posta Yazdır PDF

 

İLGİ OTİZM ÖZEL EĞİTİM OKULLU VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HİZMET BİNASI

Okul Maket Projeleri: GÖR-İNDİR

 

Proje Adı: İLGİ Otistik Çocuklar Özel Okulu ve İLGİ Özel Otizm Araştırma Merkezi Hizmet Binasının İnşası ve Faaliyete Açılması Projesi

Üstlenici Dernek:  İLGİ Otistik Çocukları Koruma Derneği

İLGİ Otistik Çocukları Koruma Derneği, 1989 yılından bu yana öğrenciler, aileler ve gönüllülerle birlikte otizm konusunda farkındalık yaratmak için çalışmaktadır. Dernek, 1996 yılında kamu yararına çalışan dernek statüsü kazanmıştır.

Otizmin sadece eğitimle tedavi edilebileceğinin bilim çevreleri tarafından kabul edilmiş bir gerçek olduğundan hareketle dernek, özel eğitim alanında hizmet verebilmek amacıyla 1993 yılında Özel İlgi Özel Eğitim Merkezi’ni ve 7 Ekim 2008 tarihinde de  Özel İlgi Özel Eğitim Okulu’nu kurmuştur. Her iki eğitim kurumunda kuruluşlarından bu yana farklı özür gruplarından toplam 1.500 civarında çocuğa eğitim verilmiştir.

Otizmin kamuoyuna ve ilgili kuruluşlara tanıtılması, erken tanıyla en kısa sürede eğitimin sağlanması ve çocuklarımızın sosyal yaşam ortamlarına uyumlarının artırılması derneğin temel amacıdır. Otizmden etkilenmiş bireylerin meslek edinmelerini sağlanabilmesi amacıyla korumalı işyerleri açmak, bu işyerlerinin de içinde bulunduğu ve aynı zamanda sosyal yaşam alanlarını da kapsayan bir kampüs oluşturmak diğer önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Proje: İLGİ Otistik Çocuklar Özel Okulu ve İLGİ Özel Otizm Araştırma Merkezi  Hizmet Binasının İnşası ve Faaliyete Açılması Projesi

İLGİ Otistik Çocukları Koruma Derneği’ne, 6000 m2’lik kapalı alana sahip bir okul inşası için Dikmen’de arazi tahsisi yapılmıştır. Söz konusu okulun planlandığı alan bir köşe başı parseli olup, kuzey cephesindeki yol oldukça meyillidir. Güney cephesinde ise çocuk parkı alanı mevcuttur.

Bu alan üzerinde oluşturulacak binanın hem okula, hem de kurulması planlanan Türkiye’nin ilk özel otizm enstitüsüne ev sahipliği yapması planlanmaktadır.

Otizm spektrum bozukluğu(Yaygın Gelişimsel Bozukluk-YGB olarak da adlandırılır) altında yer alan otizm, Rett Sendromu, ve Asperger gibi alt tanıların DSM-IV adlı tanılama testinde yer alan betimlemelerinde, bu tanıları almış bireylerin sosyal ve iletişim becerilerinde göstermiş oldukları sınırlılık ortak yetersizlik olarak belirgin bir biçimde ortaya çıkmaktadır. İletişim becerilerindeki problemler ise dil gelişiminde gecikme ve akıcı ve ifade edici dil gelişiminde yetersizlik şeklinde görülmektedir.

Otizm tanısı ilk geliştirildiği dönemde on binde bir gibi verilen görülme sıklığı geçtiğimiz on yıl içinde on binde altmış gibi bir düzeye yükselmiştir (Wing & Potter, 2002). Amerika Birleşik Devletleri’nin Sağlık Bakanlığı’nın sağladığı 2007 verilerine göre Amerika çapında bu rakam yüz ellide bir sıklığına ulaşmıştır.

Otizm’in ülkemizde ne kadar yaygın olduğu konusunda vaka istatistiklerinin istenilen düzeyde sistematik bir biçimde tutulmamasından dolayı net bir yanıt vermek olası değildir. Fakat otizmin görülme oranı ülkeler arasında ciddi biçimde değişmemektedir. Yakın zamana dek 150’de 1 görülme sıklığından bahsedilirken,  Council of Exceptional Children’ın bülteninde belirttiği gibi bu oran 100’de 1’e kadar artış göstermiştir. Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti verilerine göre otizm teşhis oranlarında %10-17 arası bir artış oranı tespit edilmektedir.

Bu nedenle, otizm, küresel ve yaygın bir sağlık sorunu; hatta bir salgın olarak değerlendirilmiş ve bu nedenle de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 18 Aralık 2007 tarihinde alınan 62/139 sayılı karar ile 2008 yılından itibaren her yıl 2 Nisan günü “Dünya Otizm Farkındalık Günü – World Autism Awareness Day (WAAD)” olarak kabul edilmiştir.

Görülme sıklığı hakkında her gün yeni bilgilere ulaşılan otizmin ülke ekonomisine etkisi mutlaka değerlendirilmesi gereken bir konudur. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl eğitim ve sağlık hizmetleri için harcanan bedel 3 milyar doları bulmaktadır. Bireylerin ve onlarla birinci dereceden ilgilenen başta ebeveynler olmak üzere bireylerin üretim süreci dışında kalmasıyla beraber bu rakamın 35 milyar dolara kadar yükseldiği tahmin edilmektedir. ABD başkanlarından George W. Bush, görev süresi boyunca otizm araştırmaları için toplamda 6 milyar dolarlık bir fon oluşturmuştur. Amaç, otizm konusunda yapılacak ilerlemelerle hem mağduriyetleri azaltmak hem de ülke ekonomisindeki bu kamburu hafifletmektir.

Ülkemiz şartlarında ise durum biraz farklı olmaktadır. Ülke çapında 125 bin kadar otizmden etkilenmiş birey olduğu düşünülebilir. Bu bireylerin asgari ücretle çalışan bireyler olduğu varsayılsa bile devletin bu bireylerden alamadığı vergi miktarı 1 milyar liraya ulaşmaktadır. Bu rakam, devletin engellilerin eğitimi için 2009 yılında ayırdığı bütçeye denk gelmektedir. Bunun yanına çocukla beraber kalmak zorunda olan ve üretim sürecine katılamayan ebeveyni de eklersek bu rakam 2 katına çıkabilecektir. Ayrıca, bu bireylerin üretim sürecinde yaratacakları katma değer ve o katma değerin gelir vergisi hesaplamaları 1.5-2 milyar liraya çıkmaktadır. Yine aynı biçimde bakım yükünü evde kalarak çeken ebeveynde üretime katıldığında bu vergi miktarı 3-4 milyar liraya çıkabilecektir.

Bunlar sadece otizmden etkilenmiş bireyin üretim sürecine katılamaması ve aileden bir bireyinde onunla kalmak zorunda olmasından dolayı ortaya çıkan kayıptır. Bunun yanına devletin çocuğun eğitim, sağlık ve diğer harcamaları da eklendiğinde otizmden etkilenmiş bireylerin eğitim almadan, yani üreten bağımsız bireyler haline gelmeden atıl bir biçimde yaşamalarının devlete getirdiği yük ortadadır.

Otizmin bu dramatik yükselişi bu bozukluğun bir salgın olarak algılanması gerektiği ve sosyal maliyetlerinin göz önünde bulundurularak erken teşhis ve eğitim araçları kullanılarak tedavisine öncelik verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Otizmle baş etmeye çalışan ailelerin yoğun bir hizmete ihtiyacı vardır. Bu hizmetin önemi genelde, ülkemizde yeterince anlaşılamamıştır. Çok sayıda aile, ya özel sektöre ait özel eğitim merkezlerinden ya da devlet okullarından sağlanan imkânlardan faydalanmaktadır. Fakat alınan bu hizmetler yoğun ve kapsayıcı olmaktan uzak durmaktadır. Alınan sağaltımın davranışsal, gelişimsel ve eğitimsel amaçlarının net biçimde ortaya konulması önemlidir. Bunların yanında her hafta ders saati bakımından da yoğun bir eğitimin alınması çok önemlidir. Bu durum yurtdışında hazırlanmakta olan raporlarda ve diğer bazı çalışmalarda açıkça ortaya konulmaktadır.

Otizmden etkilenmiş çocuklarla yapılan sağaltım çalışmalarının incelendiği Karasu (2008) çalışmasında elde edilen veriler Karasu (2006) çalışması ile paralel olup Samuel L. Odom ve ekibi tarafından 2008 yılında Kalifornia Eyaleti Eğitim Departmanı için hazırlanan raporla da örtüşmektedir. Bu rapor Amerika Birleşik Devletleri genelinde uygulanmakta olan ve ismi yoğun biçimde telaffuz edilen yöntemleri (Lovaas, TEACCH, SonRise vb.) kapsamaktadır.  İlgili raporda seçilen ölçütlerde belirlenen bu yöntemler hakkında yapılmış yayınlarda tespit edilen bilimsel veriler, uygulama esnekliği ve uygulama uygunluğu ve benzeri ölçütlere dikkat edilmiştir. Bununla ulaşılan sonuç, otizmden etkilenmiş bireylerin eğitiminde sıklıkla başvurulan programların birbirlerine yakın sonuçlar verdiğini göstermektedir. Bu raporun gösterdiği sonuçlardan bir tanesi de hem yaklaşım olarak, hem de kullanılan öğretim yöntemleri olarak birden daha fazla etkili yöntem bulunduğudur.        

Amerika birleşik Devletleri’ndeki Ulusal Otizm Merkezi (National Autism Center) yine Samuel L. Odom ve ekibinin de içinde yer aldığı ama çok daha geniş bir ekibe hazırlattığı raporda bir dizi yöntem ve yaklaşımı delile dayalı yöntemler, umut vadedenler ve bilimsel delilden yoksun olanlar diye sınıflama yoluna gitmiştir. Eğer bilimsel delile dayalı olanları dikkate alarak yorumda bulunursak öncül-temelli uygulamalar, davranışsal uygulamalar, küçük çocuklara dönük kapsamlı uygulamalar, ortak dikkat öğretimi, model olma, akran eğitimi, temel tepki öğretimi, çizelgeler, kendini yönetme ve öykü-temelli uygulamalar olarak belirlenmiştir.

Kaliforniya Eyaleti Eğitim Departmanı için hazırlanan adı geçen raporda, programların özellikleri sıralanmıştır. Bu programların en kısasının bile bu konuda yeterliliğe sahip merkezlerde haftada 25 saat ve üzerinde bir eğitim sürecini içermesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Aynı zamanda da eğitim ortamlarında gerçekleştirilenlerin ev ortamlarına taşınmasını gerekmektedir.

Bu anlamda, otizmden etkilenmiş bireylere yardım etmenin yolu, bilimsel, sağlıklı ve yoğun bir eğitim sürecinin eğitim çağı boyunca aralıksız sürmesini sağlamaktır.

İLGİ Otistik Çocuklar Özel Okulu ve İLGİ Özel Otizm Araştırma Merkezi Hizmet Binasının İnşası ve Faaliyete Açılması Projesi de salgın durumunu almış otizm konusunda başarılı bir eğitsel sağaltım, aile, kurum ve öğretmen koordinasyonu, çocukların mesleki, akademik, bilişsel, sosyal, kas becerilerinin güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığı arttırmaya yönelik bilimsel ve eğitici yayınların yapılması ve Türkiye çapında otizm üzerine yapılacak akademik çalışmaları destekleyen, özendiren ve icra eden bir Otizm Araştırma Merkezinin kurulmasına zemin hazırlayacaktır.

Bu iki kurumda gerçekleştirilecek faaliyetlerle hem katılımcı veli ve öğrencilerin elde edeceği doğrudan fayda, hem de ülkemizin elde edeceği dolaylı faydalara erişilmesi hedeflenmektedir.

-Öğrencilerin, delile dayalı eğitim yöntemleri ile - başta otizm olmak üzere Yaygın Gelişimsel Bozukluk spektrumundaki gelişimsel bozukluklardan etkilenme ve erken teşhis durumlarına göre - bu sorunlarından arınmaları ve toplumsal uyum ile bireysel bağımsızlıklarını kazanmalarına destek olunması hedeflenmektedir. Bu anlamda, aile desteğini de içeren haftada en az 25 saatlik bir eğitim programı, bu konuda ehil kişilerce ve uygun bir eğitim ortamında verilmiş olacaktır.

-Özellikle, Otizm Araştırma Merkezi ile bu konudaki araştırmaların icra ve teşvik edilmesi ile otizm konusunda bilinçlendirici yayınların arttırılması sayesinde otizmin sosyal maliyetinin azaltılması planlanmaktadır. Bu anlamda, sadece çeviri yoluyla bu konudaki gelişmelere izleyici konumda kalan otizme odaklanmış bir akademik çerçeveden, bu konuda aktif faaliyet gösteren ve ülkemiz gerçekleri üzerinden üretilmiş araştırmaları ve ampirik çalışmalarıyla konuyu bir kamu sağlığı meselesi olarak ele alan bir kuruma ülkemiz kavuşmuş olacaktır.

Bu kapsamda kısa, orta ve uzun vadeli amaçlar da belirlenmiştir:

-Kısa vadeli planlamada öncelikli programların oluşturulması,                              

-Orta vadeli planlamada geniş kesime hizmetin hedeflenmesi,                        

-Uzun vadeli planlamada bilimin geniş kesimlere rehberliğinin sağlanması.       

Kısa vadeli amaçlar kapsamında ilköğretim, İş eğitimi, aile eğitimi programlarının devreye sokulması hedeflenmektedir.  Böylece, Programlar 1-6 yaş arası otizmden etkilenmiş öğrencilerin okul öncesi eğitim ortamlarına hazırlanması, okul öncesi eğitim kurumlarına devam etmekte olanların beceri, iletişim, sosyalleşme, oyun oynayabilme ve diğer ilgili konularda desteklenmesi amaçlanmaktadır. 

Orta vadeli olarak ebeveyn davranışları ve fiziksel ortamların düzenlenmesi, okul ortamlarını düzenlenmesi, eğitimci kalitesinin yükseltilmesi ve sınıf ortamlarının düzenlenmesi suretiyle geniş kesime hizmet verilmesi planlanmaktadır.

Uzun vadeli olarak,  ülke özeline uygun programların oluşturulması ve bu kapsamda standartların belirlenmesi ve onaylanması amaçlanmaktadır. Böylelikle, bilimin rehberliğinde ülkemiz çocukları ve velilerinin otizm tedavisinde üzerinde akademik anlamda mutabakat sağlanmamış yöntemlerle zaman, para ve gelişimsel kayıplara uğramaması ve hurafenin gerçeğe galip gelmemesi için bilinçli adımlar atılmış olacaktır. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu şartlara göre en etkili biçimde işleyebilecek programların oluşturulması ve binanın yapımı tamamlandığında kurulacak olan enstitünün ülkemizde özel eğitim kalite standartlarını belirleyen kurumlar arasında olması ve ilgili sertifikaların verilmesi işini üstlenmesi öngörülmektedir. Söz konusu kurumun etkililik çalışmaları başta olmak üzere disiplinler arası çalışmaların yapıldığı, yönlendirici kuruluş olma hedefi de bulunmaktadır.

Okul kapsamında ulaştırılacak eğitim programı belli davranış ve becerilerin otizm ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk spektrumundaki rahatsızlıklardan etkilenmiş çocuklara kazandırılması hedeflenmektedir. Bunlar; çalışma davranış ve becerileri, iletişim ve sosyal beceriler, oyun ve grup davranışları, taklit becerileri, kas becerileri, akademik hazırlık becerileri, kabulü kolaylaştırıcı özbakım/günlük yaşam becerilerinin kazandırılmasından oluşmaktadır.

Okul kapsamında yıllık olarak 500 çocuğun eğitimlerinin üstlenilmesi; bu kapsamda yıllık olarak 150.000 saat bireysel dersin, 100.000 saat grup dersinin ve 40.000 seans Oyun terapisinin yapılması öngörülmektedir. Ayrıca, yetişkin otizmliler için bina kapsamında mesleki beceri kazandırma programlarının uygulanması ve 10 gönüllü işyerinin oluşturulması planlanmaktadır.   

Proje Maliyeti: Binanın inşası, altyapısı ve iç donanımı ile ilgili olarak yaklaşık 7.000.000 TL tutarında bir maliyet oluşması öngörülmektedir. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından ilan edilen metre kare fiyatı 525 TL olup, 6.000 metrekarelik okul alanının 5.600 metrekarelik bölümünün bina amacıyla kullanılacağından dolayı 2.940.000 TL’lik bir maliyet oluşmaktadır. Binanın oldukça meyilli bir arazi üzerinde kurulacak olması nedeniyle ihtiyaç duyulacak teraslama çalışmaları sonucunda yaklaşık 4.000.000 TL maliyet oluşması öngörülmektedir. Ayrıca binanın iç donanımına harcanacak tahmini tutar 3.000.000 TL olup, toplam okul maliyeti 7.000.000 TL’dir.

Projenin Mimari ve İşlevsel Çıktıları

1

 

 

A)   Bina İçerisinde Yer Alacak Bölümler

1)    Erken çocukluk ve Aile Eğitim Ünitesi

Bu birimde, ailelerin ve çocukların otizmle mücadeleye daha donanımlı başlaması için rehberlik hizmeti verilmesi planlanmaktadır.  

2)    Okul Öncesi Eğitim Ünitesi

Bu birimde, çocukların akranları ile bir araya getirilmesi ve ilkokula hazırlanmalarına yönelik eğitim ve terapi programlarının uygulanması planlanmaktadır. 

 

3)    İlköğretim Ünitesi

Bu birimde, iş hayatı ve mutlu bir gelecek için hazırlanan çocukların sağlıklı eğitim almaları için destek mahiyetinde çalışmalar yapılması planlanmaktadır.  

4)    İş/Uğraş Eğitimi Ünitesi

Çocukların toplumsal hayatta bağımsız yaşayabilmeleri için iş ve meslek eğitimi veren bir birim olarak tasarlanmıştır.

5)    Araştırma Ünitesi

Otizmden etkilenmiş çocuklarımızın yaşamını kolaylaştıracak çalışmalar yapmak ve ülkenin içinde bulunduğu şartlara göre en etkili biçimde işleyebilecek program ve standartlar oluşturmak ve ülkenin otizmden kaynaklanan sosyal maliyetini azaltmak bu birimin öncelikli hedefleridir. Bu birimin ayrıca, otizm enstitüsünün temel taşını oluşturması planlanmaktadır. 

B)   Binanın Mimari Özellikleri

İlgi Derneği’nin, Dikmen’de tahsis edilen alanında planlanan okul yaklaşık 6000 m2 kapalı alana sahiptir.

Okulun planlandığı alan bir köşe başı parseli olup, kuzey cephesindeki yol oldukça meyilli. Güney cephesinde ise çocuk parkı alanı mevcuttur.

Alanın bu nitelikleri hazırlanan mimari projede birer avantaj olarak değerlendirilmektedir. Yolun meyilli olması sayesinde, 15 yaş altındaki çocuklar ile 15 yaş üstü grupların girişleri ayrı katlardan düzenlenebilmiştir. En düşük ve daha düz olan yolda, Dernek gönüllüleri ve çocukların ürünlerinin satılıp, sergilenebileceği mekânlar da oluşturulmuştur. Yapıda, bireysel ve grup çalışmaları için ayrı ayrı mekânlar hazırlanmıştır.

Ebeveynlerin çocuklarının çalışmalarını ekran üstünden izleyebilecekleri ferah ve iç avluya da cepheli oturma alanları oluşturulmuştur. Okul binasında değişik çalışma atölyeleri yanı sıra, 150-200 kişi alabilecek bir konferans/gösteri salonu ile spor salonu da tasarlanmıştır.

Yapı, verdiği hizmetlerin ötesinde, otistik çocukların yaşamını da önemseyen değerlere sahip çıkmaktadır. Yan parseldeki çocuk oyun alanına bakan, ama güvenlikli ayırıcıya sahip geniş bir iç avlu tüm okula hitap etmektedir. Avluda, çocukların çiçek/bitki yetiştirebilmelerine yönelik olanaklar da bu projede öngörülmüştür. Anadolu’nun avlulu ev tipini anımsatan yapı, “korunma” ve “kendini ev’de hissetme” duygularını da çağrıştıracaktır.

Çocukların korumalı bir açık alanda güvenle yaşamalarına olanak sağlayan okulun, “üretme” “ürettiğini değerlendirme” “bölüşme” ve “yaşama katılma” ilkeleri yapının planlamasını da etkilemiş, işletme kolaylığı göz önüne alınarak; sade ve sakin bir mimari dil oluşturulmuştur.

 

 Kat Planlarını ve metinin tamamını ekteki word dökümanında bulabilirsiniz:

Proje Dosyası ve Kat Planları : GÖR-İNDİR

 

 
Make sure you have at least Flash Player 7. If not,please download.
Can Atilla'ya, Derya Kaya'ya, Canan Tarancı'ya teşekkürlerimizle...

DERNEĞİMİZ