Otizmle baş etmeye çalışan ailelerin yoğun bir hizmete ihtiyacı vardır.Bu hizmetin öneminin ülkemizde ne kadar anlaşıldığı şüphelidir. Aileler genel sağlık hizmetlerini hastanelerden alırken, eğitim hizmetlerini ise ya özel kurumlara ait özel eğitim merkezlerinden ya da devlet okullarından almaktadırlar. Fakat alınan bu eğitim hizmetleri yoğun ve kapsayıcı olmaktan uzaktır. Alınan bu eğitim hizmetlerinin yoğun olması gerekmektedir. ABD ve AB ülkelerinin büyük bir bölümünde ailelere sağlanan hizmetlerle ülkemizdeki hizmetlerin süre bakımından yoğunluğunu karşılaştırmak biraz zor olmaktadır. Otizmle ilgili olarak verilen eğitim hizmetleri kapsayıcı olmak zorundadır. Sağlanan eğitim hizmetleri hem çocukların gelişim alanlarına ve diğer ilişkili konulara uygun biçimde yayılmış olmalı, hem de çocuktan başlayarak ve merkeze çocuğu alarak çevresi ile ilişkili biçimde genişlemelidir.
Bunun yanında alınan eğitim hizmetlerinin içerik olarak nasıl olduğu da mutlaka değerlendirilmelidir. Eğitimde davranışsal, gelişimsel ve eğitsel amaçların net biçimde ortaya konulması önemlidir. Ancak bu biçimde yoğun ve kapsayıcı eğitim yolunda ilerlenebilmektedir. Eğitimin nasıl olması gerektiği ile ilgili olarak yazılmış bazı raporların gözden geçirilmesi ailelerin eğitimden ne bekleyeceklerini anlamaları için faydalı olabilecektir.
Otizmden etkilenmiş çocuklarla yapılan sağaltım çalışmalarının incelendiği Karasu (2008) çalışmasında elde edilen veriler ile Samuel L. Odom ve ekibi tarafından 2008 yılında Kaliforniya Eyaleti Eğitim Departmanı için hazırlanan rapordaki veriler örtüşmektedir. Bu rapor Amerika Birleşik Devletleri genelinde uygulanmakta olan ve ismi yoğun biçimde telaffuz edilen yöntemler (Lovaas, TEACCH, SonRise vb.) ile ilgili özetleme mahiyetindedir. Raporda seçilen bu yöntemler hakkında yapılmış yayınlardan tespit edilen bilimsel veriler, uygulama esnekliği ve uygulama uygunluğu ve benzeri ölçütler programların değerlendirilmesinde esas alınmıştır. Bunun sonunda varılan sonuç otizmden etkilenmiş bireylerin eğitiminde sıklıkla başvurulan programların birbirlerine yakın sonuçlar verdiğidir. Bu raporun gösterdiği sonuçlardan bir tanesi de hem yaklaşım olarak hem de kullanılan öğretim yöntemleri olarak birden daha fazla etkili yöntem bulunduğudur.
Adı geçen programların ortak noktaları özetlendiğinde şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır; davranışsal ve doğal yaklaşımlar en çok tercih edilen yaklaşımlardır. Kullandıkları öğretim yöntemleri ve davranış sağaltımları bakımından benzerlikler göstermektedirler. Tüm programlar yoğun içerikli ve oldukça kapsayıcıdırlar. Programların hepsi mutlaka aileyi de sürecin içine aktif biçimde katmayı hedeflemektedir.
Amerika birleşik Devletleri’ndeki Ulusal Otizm Merkezi’nin (National Autism Center) yine Samuel L. Odom ve ekibinin de içinde yer aldığı ama çok daha geniş bir ekibe hazırlattığı raporda bir dizi yöntem ve yaklaşım delile dayalı yöntemler, umut vaadedenler ve bilimsel delilden yoksun olanlarşeklinde sınıflandırılmıştır. Bu çalışmada bilimsel delile dayalı olanlar öncül-temelli uygulamalar, davranışsal uygulamalar, küçük çocuklara dönük kapsamlı uygulamalar, ortak dikkat öğretimi, model olma, akran eğitimi, temel tepki öğretimi, çizelgeler, kendini yönetme ve öykü-temelli uygulamalar olarak belirlenmiştir.
Bunun yanında 22 farklı uygulama ise umut vaadeden yöntem olarak belirlenmiştir. Bu çalışmaların umut vaadeden olarak adlandırılmasının nedeni haklarında yeterince yayın olmamasından kaynaklanmaktadır. Önümüzdeki dönemlerde bu yöntemlerin hepsi olmasa da bir kısmının delile dayalı yöntemler arasına katılacakları varsayılabilir.
Kaliforniya Eyaleti Eğitim Departmanı için hazırlanan söz konusu raporda, programların özellikleri sıralanmıştır. Bu özellikler içerisinde program, uygulama yoğunluğu gibi konularda incelenmektedir. Bu incelemeden çıkan sonuçlarda, belli başarılar gösteren programların en kısasının bile haftada 25 saat ve üzeri eğitimi içerdiği ve aynı zamanda eğitim ortamlarında gerçekleştirilenlerin ev ortamlarına taşınmasını gerekli kıldığı görülmektedir. Yine benzer biçimde çok kıymetli araştırmacılar tarafından Autism Speaks organizasyonu için hazırlanan aile rehberinde özetlenen etkili programların hepsinin haftada 25 saat ve üzeri eğitimin önemine vurgu yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle çocukların alacakları eğitimlerin süresinin uzatılmasının önemi bir kere daha göze batmaktadır.
Otizmden etkilenmiş bireylere yardım etmenin yolu bilimsel, sağlıklı ve yoğun bir eğitim sürecinin eğitim çağı boyunca aralıksız sürmesini sağlamaktır.
Çocuğumuzun Eğitimi için Kurum Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ailelerimiz, eğitime başlarken olmasa bile zaman içinde eğitim almakta oldukları kurumu değerlendirebilmek için bazı sorular sorabilmelidirler. Eğitime yeni başladıkları dönemlerde sorularda geçen bazı kavramların ne olduğu ya da kaliteli eğitimin nasıl olması gerektiği konusunda net fikirleri olmayabilir. Fakat zaman içinde iyiyi kötüyü daha iyi ayırabileceklerdir. Ayırabilmeleri için gerekli olan bilgileri de zaten devam ettikleri kurumdan beklemeleri gerekmektedir. Eğer, bu konuda tatmin edici bilgi alamıyorlarsa; o zaman devam ettikleri kurumu tekrar değerlendirmeleri gerektiğini bilmelerinde fayda vardır. Eğitim kurumlarını ziyaret ederken birçok süslü sözler duyabilirsiniz. Bir süredir yaygın biçimde yaşanan istismar konularından biri olan otizmden etkilenmiş çocukların eğitimi konusunda ailelerimiz çok hassas olmak durumundadırlar. Ortalıkta çok sayıda ‘otizm uzmanı’ dolanmaktadır. Ülkemizde böyle bir ünvan ya da uzmanlık sağlayan bir kurum yoktur. Yurtdışında eğitim aldığını iddia edenler olursa, mutlaka oradan alınmış belgesini talep edin. İlgilendiğiniz kurumda başka otizmden etkilenmiş çocukların olup olmadığını, personelin bu çocuklarla çalışmak için ne kadar eğitimli ne kadar tecrübeli olduğunu soruşturun. Diğer ailelerle görüşün. Aklınızda tutmanız gereken; yanlış uygulamalarla vakit kaybetmemeliyim, olmalıdır. Aşağıda kendi kendinize sorup evet-hayır diyerek cevaplayabileceğiniz sorular vardır. Bu tablodaki sorular bir eğitim kurumunun kalitesi için mükemmel bilgi sağlamayabilir, fakat başlangıç için aklınızda tutmanız gerekenler hakkında size yol gösterici olabilir. Ne kadar çok evet cevabı varsa, devam ettiğiniz kurum hakkında daha olumlu fikirlere sahip olabilirsiniz.
| Sorular | Evet | Hayır |
| Sınıf Ortamı Hakkında sorular | ||
| Sınıf güvenli ve temiz midir? | ||
| Kullanılan araçlar iyi düzenlenmiş ve sağlam mıdır? | ||
| Oturuş biçimi çocuğa müdahale edebilecek şekilde midir? | ||
| Sınıf ortamı görsel bakımdan destekleyici midir? | ||
| Etkinlikler için farklı uygulama noktaları var mı? | ||
| İletişim | ||
| Öğretmen, öğrenciyi iyi karşılıyor mu? | ||
| Öğretmenin iletişimde ses tonu olumlu mu? | ||
| Öğretmen, öğrencinin çabasını farkediyor mu? | ||
| Öğretmen, öğrencinin olumlu davranışlarındaki artışı farkediyor mu? | ||
| Öğretmen, öğrenciyi diğer bireylerle iletişim için yönlendiriyor mu? | ||
| Öğretmen, sosyalliği arttırmaya çalışıyor mu? | ||
| Öğretmen, alternatif iletişim denemeleri yapıyor mu? | ||
| Öğretim | ||
| Öğretmen, yöntem çeşitliliğine sahip midir? | ||
| Öğretmen, pekiştireç kullanımına dikkat eder mi? | ||
| Öğretmen, ipuçlarını uygun kullanır mı? | ||
| Öğretmen, öğretim süresinin uzunluk ve kısalığına dikkat eder mi? | ||
| Değerlendirme | ||
| Aileyi değerlendirme sürecine katıyorlar mı? | ||
| Öğretmen, amaçlar konusunda aileyi bilgilendiriyor mu? | ||
| Öğretmen, derste yapılanlarla amaçları nasıl ilişkilendirdiğini açıklıyor mu? | ||
| Öğretmen, düzenli kayıt tutuyor mu? | ||
| İşlevsel Davranışlar | ||
| Öğretmen, problem davranışlar için önden tedbir alıyor mu? | ||
| Davranış problemleri için sağaltım planı hazırlar mı? | ||
| Ailelerle İlişkiler | ||
| Ailelerle etkili iletişim kuruyor mu? | ||
| Aileler, iletişimde öğretmene güvenebilir mi? | ||
| Aile ile düzenli iletişim kuruluyor mu? | ||
| Ailelerle düzenli toplantılar yapılıyor mu? | ||
| Öğretmen, aileyi sınıfa almaya çalışıyor mu? |






